Beypazarı, aslında olması gereken gibi. Her zaman canlı, her zaman çekici, huzur veren bir havası var. Beypazarlılar, “Bizim havamız, Ankara’nınkine benzemez” diyerek meteorolojik durumu da anlatıyorlar.
Özel dokusunun dışında tam bir Avrupa kenti gibi Beypazarı. Dar olsa da temiz, düzenli sokakları, itina ile korunmuş evleri Beypazarı’na özel bir durum arz ediyor. İlçedeki dingin, uygar tavır, girişte bizi çevirip kuralları kibarca uygulayan trafik polislerinden başlıyor. Belediye Başkanı ile söyleşimizde, esnafla diyaloglarımızda hep aynı nezaketi, asaleti gözlemliyoruz.
Beypazarı’nı uygar Avrupalı şehirler arasına sokan özelliklerden biri de fiyatlar... Aynı ürün her tarafta aynı fiyata satılıyor. Yemekler de öyle... Kimse turist kazıklama veya dükkan komşusundan müşteri kaçırma peşinde değil yani.
Öğrendiğimize göre geçim sıkıntılı değilmiş Beypazarı’nda.
Kendileri kabul etmeseler de siyaset de çok sert değil. Gözlemimiz öyle.
Kentteki doğal zenginlikler itina ile korunuyor. O zenginliğin üstüne konduğunu biliyoruz. Gazi ve Ankara üniversitelerinin iki yüksekokulu var burada. Yenilerini getirmek için hummalı bir çalışma yürütülüyor. Eğitim okullar, kurslar yoluyla kesintisiz yürüyor.
Ankara’nın sayfiye yeri, dışa bakan yüzü Beypazarı. Tanrı fiziksel güzelliğin, tarımın, leziz yemeklerin, iyi insanların, tarihi zenginliğin, doğal kaynakların tümünü bahşetmiş. İnsanları da bunları koruyor.
Beypazarı’nı zaten bilen biliyor.
Bizim kalemimizden de böyle Beypazarı...
Açıklarınızı Kapatınız Sitenize Hiç Bir Şekilde Zarar Verilmemiştir..
İletişim : Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir










Twitter
Myspace
Digg
Del.icio.us
Slashdot
Yahoo
Googlize this
Blinklist
Facebook
Wikio